top of page

Bildirgeler

Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi

Türk Kütüphaneciler Derneği Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi Madde Gerekçeleri Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’ni ilk ve öncelikli çalışma konusu olarak belirleyen TKD Düşünce Özgürlüğü Grubu’nun (DÖG) kurulma/oluşturulma gerekçesi şöyle açıklanmıştı: 1. Ülkemiz kütüphanecilerinde ve kütüphane çalışanlarında öncelikle mesleki bağlamda bir düşünce özgürlüğü bilinci ve duyarlılığı yaratmaya çalışmak; bu tutumun geliştirilmesi için çeşitli etkinliklerde bulunmak. 2. Meslek alanındaki sansür uygulamalarının gündeme getirilmesi ve mesleki platformlarda tartışılması, değerlendirilmesi ve çözüm üretilmesini sağlamaya çalışmak. 3. Ülkemizde düşünce özgürlüğü ile bağdaşmayan genel uygulamaları izlemek, değerlendirmek, bu konularla ilgili etkinliklerde bulunmak ve mesleki alanımız dışında yapılan çalışmalara da katkı sunmak (Kutup-l 07/05/2007). Bu çerçevede, öncelikle, bilgi merkezi çalışanlarının kullanıcılara hizmet verirken veya diğer kütüphane işlerini yaparken, düşünce özgürlüğü olgusu açısından gereksininim duyduklarında yararlanacakları veya göz önünde bulunduracakları bir “ilkeler bütünü”nün olmayışı Grup tarafından eksiklik olarak belirlenmiştir. Konuyla ilgili yüksek lisans ve doktora düzeyinde yapılan çalışmalar kütüphanecilerin düşünce özgürlüğü konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarına işaret etmekte, ayrıca, alınan duyumlar ve aktarılan gözlemler de, kütüphanelerde sansür uygulamalarının belirli ölçüde yaşandığını göstermekteydi. Bunun yanında, mesleğimizin en büyük elektronik tartışma listesi Kutup-l’de bir yandan suçu ve suçluyu öven bir takım sloganların “düşünce açıklaması” olarak sunulması ve savunulması, diğer taraftan farklı düşünceler karşısındaki hoşgörüsüzlük örnekleri, düşünce özgürlüğü konusundaki mesleki yaklaşım ve tutumumuz hakkında yeterince bilgi vermekteydi. Bu olumsuz tutum ve uygulamalarda, genel olarak eğitim dizgesi, toplumumuzda hakim olan düşünce özgürlüğü karşıtı atmosfer ve resmi sansürün de önemli bir payı olduğu düşünülebilir. Yukarıda söz edilen ve belirli ölçüde olumsuz sayılabilecek koşullarda TKD-DÖG yayımladığı Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’nin maddelerini şöyle gerekçelendirmiştir: 1. Bilgi merkezleri, politika geliştirme ve uygulamada düşünce özgürlüğü odaklı yaklaşımları benimsemelidir. Bu madde, genel bir çerçeve belirlemek amacıyla, diğer maddelerde üzerinde durulmayan konularda düşünce özgürlüğünün göz önünde bulundurulması ve ona aykırı uygulamalar yapılmaması amacıyla oluşturulmuştur. “Herhangi bir konuda belirlenen hedeflere ulaşmada izlenecek ilkeler bütünü, strateji ve yol” anlamıyla politika bilgi merkezlerinin işlem ve hizmetleri için de söz konusudur. Bu alana ilişkin işlem ve hizmetler için yol gösterici ilkelerin, yani politikaların gerek oluşturulmasında gerekse uygulanmasında düşünce özgürlüğü temelli olması, bilgi hizmetleri için söz konusu olabilecek çerçevenin bu Bildirge’de dile getirilen yapıya uygun olması anlamına gelecektir. 2. Çağdaş bir toplumda, bireylerin, her türlü bilgiye eşit ve özgürce erişim hakkı vardır. Bilgi merkezleri, bu hakkın en iyi biçimde kullanılmasına olanak ve fırsat sağlar. Kişilerin, bilgi merkezlerindeki düşünce ürünlerinden yararlanmaları politik, dinsel, ulusal, ahlaki, ticari, ırksal, etnik köken, cinsiyet ve benzeri nedenlerle engellenemez. Bu madde, düşünce özgürlüğünün “her tür düşünceye erişim” konusundaki temel yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bilgi merkezi, işlevi doğrultusunda, bütün kullanıcılarına yönelik yayın ve diğer araç-gereci bulundurmak durumundadır. Bilgi hizmetlerinin temel felsefesini oluşturan “bilgi erişim” ilkesinin yaşama geçirilmesinin ancak herkesin bilgiye eşit ve özgürce ulaşmasıyla olanaklı olacağı açıktır. Örneğin, bir halk kütüphanesinin, bulunduğu çevrede yaşayan hangi ırk, din, dil, siyasal görüşten olursa olsun, hizmet ve olanaklarını ayrım gözetmeksizin herkesi hedefleyecek şekilde düzenlemesi ve sunması gerekir. 3. Bilgi merkezleri, toplumsal sorumlulukları gereği bütün düşüncelerin açıklanması, yayımlanması ve kütüphanelerde yararlanmaya sunulmasından yana tavır alır, sansüre karşı çıkar ve bu konuda ilgili diğer kişi ve kuruluşlarla işbirliği yapar. Bu maddenin temel gerekçesi bilgi merkezlerinin sansüre karşı olması zorunluluğudur. Çünkü sansür, birtakım nedenlerle belirli yayınların yasaklanması, engellenmesi, kullanıcıya ulaşmasının zorlaştırılması gibi uygulamaları içerir. Bu nedenle, düşünce özgürlüğünü ilke edinmiş bir mesleğin üyeleri olarak kütüphanecilerin sansüre karşı çıkması, karşı çıkan kişi ve gruplarla da ortak hareket etmesi gerekir. Sansür “bilgi erişimin” genellikle öznel (subjektif) nedenlerle engellenmesi anlamına gelir ki, bu, bilgi hizmetleri alanının temel ilkesine aykırılığı ifade eder. 4. Bilgi merkezlerine kaynak seçimi, kişisel tercihlere göre yapılmamalı, mesleki ilkeler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Bilgi kaynakları, içeriğinden, yazarı ya da yayıncısının düşünce, inanç veya görüşünden dolayı dışlanmamalıdır. Bilgi merkezlerinde yararlanmaya sunulan basılı ve elektronik kaynakların seçiminde ölçüt, okuyucunun ilgi, istek, tercih, merak vb. gereksinimleri olmalıdır. Seçimi yapan tarafsız olmalı, kendi görüşü veya inancının bu seçim işlemine etkisi olmamalıdır. Başka bir deyişle, hiçbir yayının, içeriği veya oluşumuna katkıda bulunanların düşünce, inanç veya görüşlerinden dolayı, bilgi merkezlerine sağlanması veya hizmete sunulması engellenmemelidir. Bilgi kaynaklarının seçimi nesnel ölçütlere göre yapılmalıdır. Aksi yönde yapılacak seçim sansür anlamına gelecektir. 5. Bilgi merkezi çalışanları, teknik işlemler ve kullanıcı hizmetlerinde sansür olarak kabul edilen, bilgi kaynaklarına erişimi engelleyici veya kısıtlayıcı davranış ve uygulamalardan kaçınırlar. Sansür sadece yayınların yasaklanması değildir. Teknik işlemler olarak adlandırılan ve kaynakların seçilmesi, satın alınması ve okuyucunun hizmetine sunulmasına kadar olan süreç içinde de sansür uygulanabilir. Örneğin, bir yayının kasıtlı olarak işlemlerinin geciktirilmesi, yanlış konu başlığı veya yer numarası verilmesi, yanlış rafa konması da sansür olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, bilgi merkezi çalışanlarının, okuyucu hizmetlerinde olduğu gibi teknik hizmetlerde de düşünce özgürlüğüne ters uygulamalar içinde olmaması gerekir. 6. Bilgi merkezleri, amaç ve işlevleri doğrultusunda sergi ve toplantı salonu gibi olanaklarını gereksinim duyan kişi ve gruplara ayırım gözetmeksizin sunar. Bilgi merkezlerine ait sergi ve toplantı salonları kişilerin ve grupların yaratıcı düşünce ürünlerini sundukları ya da onlara ulaştıkları mekanlardır. Bir başka deyişle, bilgi erişimin farklı boyutta gerçekleştiği alanlardır. Bu nedenle, bilgi merkezleri, sergi ve toplantı salonu gibi olanaklarını da eşitlik temelinde kullanıcılarının hizmetine sunmalıdır. Bu olanaklardan yararlanmak için konulmuş koşul veya kurallar varsa, bunlar ayrım gözetmeksizin, bütün kullanıcı grupları için geçerli olmalıdır. 7. Bilgi merkezi çalışanları, TKD Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’nde yer alan ilkelere uygun davranmalıdırlar. Onlar, bundan dolayı haksız işlem ve uygulamalarla karşı karşıya bırakılamaz ve yöneticileri tarafından aykırı davranmaya zorlanamazlar. Kütüphane işlem ve hizmetlerinin Düşünce Özgürlüğü Bildirgesi’ndeki ilkelere uygun yürütülüp-yürütülmemesinin sorumluluğu bilgi merkezi çalışanlarındadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi mesleğimizin gereği olup, TKD Mesleki Ahlâk İlkeleri’nde de vurgulanmıştır. Bilgi merkezi çalışanları, bu sorumluluklarını yerine getirmelerinden dolayı haksız bir işlem veya uygulamayla karşı-karşıya bırakılmamalı, yöneticiler de bu tür haksız uygulamalar içinde olmamalıdır. 8. Bilgi merkezlerinde kullanıcıların özel yaşam gizliliğine saygı duyulur. Bu nedenle, kullanıcıların kimliği ve yararlandığı bilgi kaynakları üçüncü kişilere açıklanmaz. Bilgi merkezlerini kullanan okuyucuların hangi konuları araştırdığı, hangi kaynakları kullandığı gibi bilgilerin, kullanıcı izni dahilinde ve bilgi merkezi hizmetlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gibi çalışmalar dışında herhangi bir amaçla kullanılmaması gerekir. Bu bilgilerin isteği dışında başkasına verilmeyeceği güveni sağlandığı oranda, kullanıcı kendisini bilgi merkezi ortamında rahat ve özgür hissedecektir.

İfade Özgürlüğü ve İyi Kütüphaneciliğin İlkeleri

Bireyler, kütüphaneler sayesinde tam anlamıyla ifade özgürlüğü olanağına kavuşur. Kaliteli kütüphane hizmetleri bu konuda temel bileşendir. Bu nedenle, kütüphaneler ve kütüphane çalışanları ifade özgürlüğü, bilgiye sınırsız erişim ve düşünce özgürlüğü ilkelerine bağlı kalmalı; kütüphane kullanıcısının mahremiyetine saygı göstermelidir. ​ İfade özgürlüğü ve iyi kütüphaneciliğin ilkeleri: Kütüphaneler bilgiye, düşünce ve hayal gücünün eserlerine erişim imkanı sunar. Onlar bilgiye, düşünceye ve kültüre açılan kapılardır. Kütüphaneler birey ve grupların yaşam boyu öğrenme, bağımsız karar alma ve kültürel gelişim süreçlerini önemli ölçüde destekler. Kütüphaneler düşünce özgürlüğünün gelişimi ve korunmasına katkı sağlar ve temel demokratik değerler ile evrensel insan haklarının himaye edilmesine destek verir. Kütüphanelerin ifade özgürlüğünü hem muhafaza etme hem de kolaylaştırma sorumluluğu vardır. Bu amaçla, kütüphaneler toplumdaki çoğulculuğu ve çeşitliliği yansıtmak için en geniş kapsamlı materyali sağlar, korur ve hizmete sunar. Kütüphaneler, kullanıcıların iletişim kurması ve kendilerini ifade etmesi için vardır; onlar sansürlenemez ve politik, ahlaki veya dini görüşler doğrultusunda kısıtlanamazlar. Kütüphaneler, kütüphane materyali ve hizmetlerinin seçimi ve kullanılabilirliğini siyasi, ahlaki veya dini görüşler doğrultusunda değil; profesyonel bakış açısıyla şekillenmesini temin eder. Kütüphaneler bilgiyi özgürce edinir, düzenler ve yayarken her türlü sansürün karşısında durur. Kütüphaneler materyali, tesisleri ve hizmetleri her kullanıcıya eşit derecede sunar. Irk, inanç, cinsiyet, yaş ya da diğer nedenlerle ayrımcılık yapmaları söz konusu değildir. Kütüphane kullanıcılarının kişisel mahremiyet ve anonimlik hakkı vardır. Kütüphaneciler ve diğer kütüphane çalışanları kullanıcıların kimliğini ya da kullandıkları materyali üçüncü şahıslara açıklayamazlar. Orijinal metinden (IFLA/ FAIFE Principles of Freedom of Expression and Good Librarianship http://www.ifla.org/en/faife/mission) çeviren Zeynep Tuba SUNGUR.

Halk Kütüphaneleri Bildirgesi

Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen Türkiye, Birlik ülkelerinin her alandaki standartlarına ulaşmak için yoğun bir çaba içerisindedir. Sosyal, politik, ekonomik, bilimsel vb. alanlardaki bu çabaların demokratik bir toplumun oluşturulmasında en önemli kurumlardan biri olan halk kütüphanelerine henüz yansımadığı bir gerçektir. Avrupa’nın eriştiği uygarlık düzeyinin yakalanıp sürdürülebilmesi, okuyan, yazan, tartışan bir toplumun oluşturulması ile mümkündür. Bunun en önemli araçlarından biri; AB ülkelerindeki standartlarda hizmet verebilecek, yaygın ve örgün eğitimi destekleyebilecek, teknolojik altyapısı gelişmiş modern halk kütüphanelerinin ülke çapında yaygınlaştırılmasıdır. ​ Yaş, ırk, cinsiyet, inanç, milliyet, dil ve düşünce farkı gözetmeksizin yediden yetmişe bütün halka hizmet götürmek gibi evrensel bir amaçla hizmet veren halk kütüphaneleri, her türden ve her formatta materyali toplamak, düzenlemek ve hizmete sunmak görevini aşağıda sıraladığımız sorunlar nedeniyle tam olarak yerine getirememektedir. ​ Türkiye ile yakın nüfusa sahip AB üyesi ülkelerden 2000 yılı verilerine göre Almanya’da 11.332, Fransa’da 4.008, İngiltere’de 4937 ve İspanya’da 5.209 halk kütüphanesi var iken, Türkiye’de 1.502 halk kütüphanesi bulunmaktadır. Bu durumda 100.000 kişiye düşen halk kütüphanesi sayısı Almanya’da 13.8, Fransa’da 6.8, İngiltere’de 8.3, İspanya’da 13.2 ve AB ortalaması 12.5 iken, Türkiye’de bu sayı 2.8’dir. ​ Almanya’da halk kütüphanelerinde çalışan kütüphaneci sayısı 8.337, Fransa’da 7.088, İngiltere’de 6.978, İspanya’da 3.794 iken, Türkiye’de sadece 297’dir. 100.000 kişiye düşen kütüphaneci sayıları 2000 yılı itibariyle Almanya’da 10.2, Fransa’da 12, İngiltere’de 11.7, İspanya’da 9.6 ve AB ortalaması 15.5 iken, Türkiye’de 4.3’tür. ​ 2000 yılı itibariyle halk kütüphanelerinde bulunan toplam derme Almanya’da 107.800.000, Fransa’da 144.500.000, İngiltere’de 122.100.000 ve İspanya’da 37.600.000 iken Türkiye’de 12.423.000’tür. ​ Halk kütüphanelerine üye olanların sayılarına baktığımızda Almanya’da 8.708.000, Fransa’da 12.439.000, İngiltere’de 34.784.000 ve İspanya’da 6.274.000 iken bu sayı Türkiye’de 459.000’dir. ​ Ülkemizdeki halk kütüphanelerinin daha iyi yapılanmaları ve Avrupa’daki kütüphaneler düzeyinde hizmet sunabilmeleri için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir: ​ Kendileri de demokratik kurumlar olan halk kütüphanelerinin Türkiye’de demokrasinin ve yurttaşlık bilincinin güçlenmesine katkıda bulunma işlev ve olanakları kabul edilmelidir. Halk kütüphanelerinin çok kültürlülüğün ve sivil toplumun gerçekleşmesine katkıda bulunmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Halk kütüphanelerinin kaliteli hizmetler sunabilmeleri için vazgeçilmez unsur olan insan gücü içinde en önemli kesimi oluşturan meslek eğitimi görmüş kütüphanecilerin bu kütüphanelere çekilebilmesi ve halen bu kütüphanelerde çalışanların ise motivasyonlarının arttırılması için meslek eğitimi görmüş kütüphanecilerin ve diğer kütüphane çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Halk kütüphanelerinin Avrupa ile bağdaşık, başarılı ve bilgi temelli bir ekonomiye katkıda bulunan, sayısal teknolojileri kullanan, yenilikçi ve kaliteli hizmetler sunabilmeleri için; bu kütüphanelerin dermelerinin oluşturulmasında toplumun değişen istekleri göz önünde bulundurulmalı ve bunun için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, halk kütüphaneleriyle ilgili derme sağlama politikasında kitap dışı materyal alımı yaklaşımını güçlendirmeli, bu materyal türü de mutlaka halk kütüphanesi dermelerinde yer almalıdır. Halk kütüphanelerinin istatistiklerinden, bu kütüphanelerin kullanıcı ve üye sayılarının yıllar itibariyle düştüğü anlaşılmaktadır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, halk kütüphanelerinin değişen dünyada toplumun isteklerini karşılamaktan uzaklaşması; ikincisi ise bu kütüphanelerin yeni teknolojilerden faydalanamamasıdır. Halk kütüphanelerinde yeni teknolojik gelişmeler, Bütünleşik Kütüphane Sistemleri üzerinde yaygınlaştırılmalıdır ve kütüphanelerin İnternet hat ücretlerinden indirimli olarak yararlanmaları sağlanmalıdır. Halk kütüphaneleri gezici kütüphane ağları ile desteklenmelidir. Bazı büyük şehirlerde hizmet veren gezici kütüphanelerin sayısının arttırılması gerektiği halde, var olanlar bile personel ve ödenek yetersizlikleri nedeniyle zaman içinde yok olmuşlardır. Halk kütüphaneleri, mevcut kullanıcı potansiyelinin yanında, dışlanmış gruplar ve engellilere hizmet sunabilen birer eğitim-kültür merkezi haline getirilmelidir. Halen kullanılmakta olan halk kütüphaneleri yapılarının iyileştirilmesi ve çalışılabilir fiziksel yeterliliğe eriştirilmesi gerekmektedir. Yeni yapılacak kütüphane binaları için gelişmiş ülkelerin standartları temel alınmalıdır. Halk kütüphanelerinin iş yaşamına ve ekonomiye destek verebilmeleri için, onların uygun ve yeterli teknolojik donanım-yazılıma ve teknik nitelikli personele sahip olmaları, üniversiteler, KOBİ’ler, Ticaret Odaları vb. kuruluşlarla işbirliğine gitmeleri sağlanmalıdır. Kütüphaneler için bir ulusal politika ve gerçekçi bir gelişme planı hazırlanmalı, daha da önemlisi bölgesel ve yerel düzeyde halk kütüphanelerinin oluşumu ve işleyişini ilgilendiren ve görevlerini tanımlayan bir “Kütüphaneler Yasası” mutlaka ve geciktirilmeksizin çıkarılmalıdır. Halk kütüphanelerinin Türkiye’de yaşam boyu öğrenime katkıda bulunma işlevi güçlendirilmelidir. Bu bağlamda, kaliteli eğitim programları ve bu eğitim programları için sayısal ortamda içerik sunulmalı; bu tür bir eğitimin bitiminde, her yerde geçerli olacak uygun bir sertifika vermek üzere de yasal zemin hazırlanmalıdır. Halk kütüphaneleri, arşivler ve müzelerin etkinlikleri ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde koordine edilmeli, bu konuda kapsamlı bir bilgi envanteri oluşturulmalıdır. Halk kütüphaneleri için bir telif hakları politikası geliştirilmelidir. Halk kütüphaneleri kamusal yarar ile fikri mülkiyet arasında denge kurma anlayışı temelinde hizmet vermelidirler. Bu bağlamda, telif haklarından doğan giderler halk kütüphanesi kullanıcısına yansıtılmamalıdır. Halk kütüphanelerinin Türkiye’de sayısal (dijital) kültür mirası yaratma çabalarına destek olunmalıdır. Halk kütüphaneleri e-devlet, e-Türkiye uygulamaları içinde görülmeli ve bu uygulamaların temelinde yer almalıdır. ​ Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Mart 2004

IFLA-UNESCO Halk Kütüphanesi Bildirgesi

Özgürlük, refah ve toplum ile bireylerin gelişimi temel insani değerlerdir. Bunlara ancak iyi bilgilendirilmiş vatandaşların, demokratik haklarını kullanma ve toplumda etkin rol oynama becerileri yoluyla ulaşılacaktır. Yapıcı katılım ve demokrasinin gelişimi, tatmin edici eğitimin yanı sıra bilgiye, düşünceye, kültüre ve enformasyona ücretsiz ve sınırsız erişime bağlıdır.

IFLA Engelliler İçin Kütüphanelere Erişim

Engelliler için kütüphanelere erişim - KONTROL LİSTESİ Birgitta Irvall ve Gyda Skat Nielsen

IFLA İnternet Bildirgesi

Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki:

IFLA Sayısal Kütüphaneler Manifestosu

Sayısal Uçurumu Köprülemek: Dünyanın kültürel ve bilimsel mirasını herkesin erişimine açmak Sayısal uçurum, bir bilgi uçurumudur. ​ Sayısal uçurumun üzerine köprü kurmak, Birleşmiş Milletler Milenyum Gelişim Hedefleri’ne ulaşmada kilit bir etmendir. Bilgiye ve iletişim araçlarına erişim, sağlık ve eğitimin yanında kültürel ve ekonomik gelişimi de desteklemektedir. ​ Bilginin yayılımı, vatandaşların yaşam boyu öğrenmeye ve eğitime katılmalarını sağlar. Dünyadaki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak, herkesin kendi sosyal çevresinin gelişiminde yapıcı olarak rol almasını sağlar. ​ İnsanoğlunun kültürel ve bilimsel mirasına eşit erişim herkesin hakkıdır ve hem şimdiki nesil hem de gelecektekiler için dünyadaki zenginlik ve çeşitliliği öğrenmeyi ve anlamayı sağlar. Kütüphaneler, barışı ve insani değerleri geliştirmede çok önemli araçlardır. Sayısal kütüphaneler, kültürleri coğrafi ve sosyal sınırlar ötesinde birleştirerek bir bilgi ve birikim evreninin kapılarını açar. Kütüphanelerin, sayısal kütüphanelerin kurucuları ve ev sahipleri haline gelmesi bilgi ve iletişim teknolojilerindeki becerilerin yaygınlaşmasını kolaylaştırır. Bu durum da sosyal ve ekonomik değişim için gereken okuryazarlık, kişisel gelişim ve bilimsel birikimin temelini oluşturur. ​ IFLA (Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu), Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’nde alınan kararlar doğrultusunda, yerel ve ulusal yönetimleri ve uluslararası kuruluşları sayısal kütüphanelerin geliştirilmesine destek verme ve aktif olarak katılma konusunda teşvik eder. ​ Sayısal Kütüphaneler ​ Sayısal kütüphane, kaliteli sayısal nesnelerden oluşan online bir koleksiyondur. Bu koleksiyon, uluslararası kabul görmüş koleksiyon geliştirme ilkelerine bağlı olarak oluşturulur veya toplanır ve yönetilir, kullanıcıların kaynakları kullanmasına imkan veren hizmetler tarafından desteklenerek tutarlı ve sürdürülebilir bir biçimde erişime sunulur. ​ Sayısal koleksiyonlara erişim sağlayabilmek için yeni teknolojileri uygulayan sayısal kütüphane, kütüphane hizmetlerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Bir sayısal kütüphanede koleksiyonlar, belirli bir topluluk veya topluluklar tarafından ekonomik olarak kullanılabilecek bir biçimde oluşturulur, yönetilir ve erişime sunulur. ​ Sayısal kütüphane, Bilgi Toplumunun ihtiyaçlarını karşılayacak bir sayısal bilgi ağı oluşturmak amacıyla halk ve araştırma kütüphaneleri arasında bir işbirliği mekanizmasının kurulmasını sağlar. Bir sayısal kütüphanedeki tüm ortakların sistemleri birlikte işleyebiliyor olmalıdır. ​ Sayısal kütüphane, sayısal içeriğin korunması amacıyla sayısal arşiv geliştirme çabasının tamamlayıcısıdır. Bu işleviyle sayısal kütüphane, kültürel ve bilimsel mirasın korunmasına ve bu mirasa erişilmesine katkı sağlar. ​ Misyon ve Hedefler ​ Sayısal kütüphanenin misyonu, hem sayısal olan hem de olmayan bilgiye, güvenilir ve yapılandırılmış bir biçimde doğrudan erişim imkanı sağlamak; böylece bilgi teknolojisini, eğitimi ve kültürü çağdaş kütüphane hizmetlerinde bir araya getirmektir. Bu misyonu tamamlamak için aşağıdaki hedeflere ulaşılmalıdır: ​ Kültürel ve bilimsel mirasa erişimi, onun korunmasını ve sayısallaşmasını destekleme. Fikri mülkiyet haklarını korurken kütüphaneler tarafından toplanan değerli bilgileri tüm kullanıcıların hizmetine sunma. Açık standartları ve açık erişimi destekleme amacıyla birlikte işleyebilen sayısal kütüphane sistemleri oluşturma. Ortak standartların ve en iyi uygulamaların geliştirilmesinde kütüphanelerin ve bilgi hizmetlerinin oynadığı önemli rolü destekleme. Acil ihtiyaç olan sayısal materyale uzun dönemli erişim hakkında farkındalık yaratma. Sayısal kütüphaneleri yüksek hızda araştırma ve geliştirme ağları ile bağlantılandırma. Sayısal içeriğin oluşturulmasında ve yayılmasında iletişim medyası ile kurumsal rollerin artan yakınsamasından faydalanma. İçerik Oluşturma, Erişim ve Koruma ​ Sayısal bir kütüphane yapılandırmak için sayısallaştırılmış içerik gereklidir. Birçok ülke, ulusal sayısallaştırma programları oluşturmakta veya planlamaktadır. IFLA, hem ulusal sayısallaştırma stratejilerini hem de bireysel kütüphane veya ortaklık girişimlerini güçlü bir biçimde destekler ve teşvik eder. Sayısallaştırma sayesinde kıtalararası materyaller bir araya getirilerek sanal koleksiyonlar oluşturulur. Sayısallaşma, ayrıca, özgün doküman ve araçların hasar görmesine karşı koruma rolüne sahiptir. ​ Her kütüphane kurumu içinde sayısal kütüphane, koleksiyonları, hizmetleri ve veri, bilgi ve birikim oluşturma, yaygınlaştırma, kullanma ve koruma yaşam döngüsünde destek sağlayan insanları bir araya getiren bir ortam olarak işlev görür. ​ Birlikte işlerlik ve sürdürülebilirlik, sayısal kütüphanelerin birbirleri ile bağlantı kurmasını sağlayan vizyonun anahtarlarıdır. Kabul görmüş açık standartlara ve protokollere uyum gösteren sayısal kütüphaneler, bilginin dünya çapında yaygınlaştırılmasına katkıda bulunur. ​ Manifesto’nun Uygulanması ​ IFLA, ulusal hükümetleri, hükümetlerarası kuruluşları ve sponsorları sayısal kütüphanelerin stratejik önemini kabul etmeye teşvik eder. Büyük ölçekli sayısallaştırma programlarına yapılan katkılar, kültürel ve bilimsel bilginin daha yaygın şekilde bulunabilmesini sağlayarak sürdürülebilir nitelikte ulusal ve uluslararası kütüphane girişimlerini daha ileriye taşır. ​ Sayısal uçurumun üzerine köprü kurmak ve gelecek nesillerin erişimini güvence altına almak için ulusal ve yerel yönetimlerden mali destek ve özel amaca yönelik mevzuat gerekir. Uzun vadede stratejiler, sayısal uçurumun üzerine köprü kurmayı, eğitim, okuryazarlık ve kültürün gelişimini güçlendirmeyi ve en önemlisi bilgiye erişimi sağlamayı amaçlamalıdır. ​ IFLA, eğitim ve araştırmayı, turizmi ve yaratıcı sektörleri destekleyen zengin ve çeşitli dijital kaynaklar sağlamak için, kütüphanelerin diğer kültürel ve bilimsel miras kurumları ile işbirliği içinde çalışmasını teşvik eder. Bilimsel ve kültürel bilgiye erişim, kendi kuşağımız ve gelecek nesiller için sürdürülebilir olmalıdır. ​ Paydaşlara danışmak önemlidir. Sayısal kütüphanelerin tasarımcıları ve kurucuları maddi ve manevi kültürel mirasını sayısallaştırmayı önerdikleri yerel topluluklarla onların haklarına ve isteklerine saygı göstermek için görüşmelidirler. Sayısal kütüphanelerin kurulumu körlerin veya basılı yayınları kullanma konusunda engelli kişilerin ihtiyaçlarını karşılayarak bilgiye erişim eşitliğini de desteklemelidir. ​ Yetkililer, her düzeyde (ulusal, bölgesel veya yerel) sayısal kütüphane için aktif planlama aşamasında aşağıdaki konuları dikkate almalıdırlar: ​ Eğitimli personel Uygun binalar Kütüphane ve arşivler için bütünleşik planlama Finansman Hedef koyma ​ Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi’nde önerildiği üzere, sayısal kütüphaneleri planlamada ulusal e-stratejiler sağlam bir temel oluşturabilir. ​ IFLA Yönetim Kurulu tarafından onaylanmıştır. ​ Aralık 2007 Orijinal metinden (IFLA Manifesto for Digital Libraries http://www.ifla.org/publications/ifla-manifesto-for-digital-libraries) çeviren Ece DÜNDAR ve Zeynep Tuba SUNGUR

Lefkoşe Bildirgesi

44. Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Kültür Daire Müdürlüğü, Milli Kütüphane tarafından 03-04 Nisan 2008 tarihleri arasında Lefkoşa’da Atatürk Kültür Merkezi’nde “BİLGİ DÜNYASINA AÇILAN KAPI, GELECEĞE KURULAN KÖPRÜ: KÜTÜPHANELER VE ARŞİVLER” konulu sempozyum düzenlenmiştir. İki gün süren Sempozyum süresince “Kütüphane ve Arşiv Hizmetlerinde Kurumsallaşma”, “Kütüphanecilik ve Eğitim”, “Mesleki Örgütlenme ve İşbirliği” konulu açıkoturumlar yapılmıştır. ​ Türkiye Cumhuriyetinden; Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ile Milli Kütüphane Başkanlığı, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı, Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği, Türk Kütüphaneciler Derneği, Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası, Türk Arşivciler Derneği, Milli Kütüphane Bilgi ve Dayanışma Vakfı temsilcileri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden; KKTC Milli eğitim ve Kültür Bakanlığı, Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi, Atatürk Öğretmen Akademisi, KTAMS, Kıbrıs Türk Kütüphaneciler Derneği temsilcilerinin oturum başkanı veya konuşmacı olarak katıldığı oturumlarda değinilen konular değerlendirilerek, ilgili gerçek veya tüzel kişilere iletilmek ve medya aracılığıyla duyurulmak üzere, “Lefkoşa Bildirgesi” başlığıyla aşağıdaki Sempozyum Sonuç Bildirgesi hazırlanmıştır: ​ Türkiye Cumhuriyetinde, 2003 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca, bütün kamu kurumlarının yükümlü olduğu “stratejik plan hazırlama” uygulamasının, gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapılarak KKTC’deki Devlet Planlama Örgütünün denetiminde gerçekleştirilmesi, bu konuda ilgili kurumlarla işbirliği yapılması, Ulusal bilgi politikalarının belirlenmesi için gerekli çalışmaların ivedilikle başlatılması, Kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerde ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının yaygınlaştırılması, Ulusal bibliyografik denetimin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için Türkiye Cumhuriyetinde ve KKTC’de halen yürürlükte bulunan derleme yasalarına işlerlik kazandırılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması, karşılıklı yayın sağlama ve değişimi çalışmalarının başlatılması, Bilgi ve belge hizmetlerinde standartlaşmanın sağlanması doğrultusunda çalışmaların işbirliği içerisinde sürdürülmesi, bu bağlamda, özellikle, KKTC’nin Uluslarası ISBN Merkezi nezdinde girişimlerinin desteklenmesi, Kütüphane hizmetlerinin kalitesinin artırılması, kütüphane kullanımının nicelik ve nitelik olarak geliştirilmesi için bilgisayar teknolojisinden yoğunlukla yararlanılması, bilgisayar ağları ile veri tabanlarının oluşturulması ve geliştirilmesi için ulusal ve uluslararası işbirliği ortam ve olanaklarının artırılması, Kamu kurumlarının ürettikleri bilgilere ve yayınlara açık erişim sağlanması yönünde girişimlerde bulunulması, Çeşitli bilim dallarında hizmet veren ihtisas kütüphaneleri arasında işbirliğinin sağlanması Kütüphane ve arşivlerde mesleki formasyon sahibi ve uzman personel istihdamının sağlanması, çalışanların özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yasal ve idari düzenlemelerin yapılması ve mesleki konularda yerinde hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi için işbirliği yapılması ‘Bilgi okur yazarlığı’ konusunda eğitim çalışmalarının başlatılması, kütüphane ve arşivlerde görev yapan personel ile öğretmenlerin bu yöndeki eğitim vb. çalışmalarında aktif rol oynaması, Eğitim ve kütüphaneciliğin en önemli unsurlarından biri olan okul kütüphanelerinin nicelik ve nitelik olarak geliştirilmesi için Türkiye Cumhuriyetindeki ‘Okul Kütüphaneleri Yönetmeliği’ ile KKTC’deki ‘Okul Kütüphaneleri Tüzüğü’ne işlerlik kazandırılması, öğrencilerin ödevlerini yapabilmeleri, boş dersleri ve uygun derslerin kütüphanede geçirebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılması. Bilinçli kütüphane kullanımının yaygınlaştırılması için ilk, orta ve yüksek öğretim kurumlarındaki eğitim programlarına kütüphane ve araştırma konusunda dersler konulmasının sağlanması, kütüphaneyi tanıtıcı etkinliklerin düzenlenmesi, KKTC ile ilgili bilimsel araştırmaların yaygınlaştırılması için üniversitelerde lisans, yüksek lisans veya doktora tezlerinde KKTC konusunun işlenmesinin teşvik edilmesi, Atatürk Öğretmen Akademisi bünyesinde uygulamalı çocuk kütüphanesi kurulması, Engelli kişilere yönelik kütüphane hizmetlerinin geliştirilmesi, Kıbrıs Türk Kütüphaneciler Derneğinin Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren (TKD, ÜNAK) ile işbirliği ortam ve olanaklarını artırılması, öncelikle mesleki etik ilkelerini belirleme ve izleme çalışmalarının gerçekleştirilmesi Bilgi merkezi ve arşiv yöneticilerinin KKTC’nde 3 ayda bir, Türkiye Cumhuriyetinde ise yılda bir toplanmaları, Ahmet ÇELENKOĞLU (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanlığı AR-GE Şube Müdürü) Ali Fuat KARTAL (Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkanı) Aytaç YILDIZELİ (Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği Başkanı) Ceyhan ÖZYILDIZ (KTAMS) Doç. Dr. Sacit ARSLANTEKİN (Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkan Yardımcısı) Gökhan ŞENGÖR (KKTC Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi Müdürü) Kemal Fahir GENÇ (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı) M. Kemal KASAPOĞLU (KKTC Vakıflar İdaresi) M. Kemal SEVGİSUNAR (Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası Genel Başkanı) Mahir KOÇYİĞİT (Milli Kütüphane Bilgi ve Dayanışma Vakfı Başkanı) Mehmet SOLUK (T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Uzmanı) Mesrur KOCA (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı Okul Kütüphaneleri Şube Müdürü) Mustafa Hastürk (KKTC Kültür Dairesi Müdürü) Mustafa SERİN (Türk Arşivciler Derneği) Prof. Dr. Serap KURBANOĞLU (Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü) Sibel YEMENİCİOĞLU (Kıbrıs TKD Başkanı) Tuncel ACAR (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanı) Umure ÖRS (KKTC Kültür Dairesi Kütüphaneler ve Yayınlar Şube Amiri ve Milli Kütüphane Sorumlusu) Yrd. Doç Dr. Ümit KONYA (İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü) Yrd. Doç. Dr. Osman Cankoy (Atatürk Öğretmen Akademisi)

bottom of page