Kütüphane Haftası Açılış Konuşmaları
62. Kütüphane Haftası Açılış Konuşması
30 Mart 2026 | Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi, İstanbul Sayın Valim, Sayın Belediye Şube Müdürüm, Kıymetli Akademisyenler, Değerli Meslektaşlarım ve Geleceğimizin Teminatı Sevgili Gençler, Bu sene “İyileştiren Kütüphaneler” ana teması ve “Geliştiren Kütüphaneler” alt teması ile 62.sini kutladığımız Kütüphane Haftası açılış töreninde; meslektaşlarımız, kitap ve kütüphane dostlarımızla bu anlamlı atmosferde bir arada olmanın onurunu yaşıyoruz. Hepinize hoş geldiniz diyoruz. Bu hafta için emek harcamış herkese tek tek teşekkür etmek istiyorum. İstanbul Valiliğimiz ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere İstinye Üniversitesi Kütüphanesi’ne, MEF Üniversitesi Kütüphanesi’ne, ALKEV Özel Okullarına ve Sayısal Grafiğe, sponsorlarımıza, öğrencilerimize ve kütüphanecilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün burada, adını Türk kültür tarihinin en büyük kitap dostlarından birinden alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’ndeyiz. Ali Emiri Efendi, ömrünü kitaplara adamış, tek bir nadir eserin peşinde kıtalar aşmış ve en nihayetinde paha biçilemez koleksiyonunu "Ben bu kitapları milletim için topladım" diyerek halkına bağışlamış bir "kitap aşıkı"dır. Divanü Lugati't-Türk gibi sönmek üzere olan bir meşaleyi bulup yeniden yakan o sarsılmaz irade, bugün biz kütüphanecilerin genlerinde yaşamaktadır. Onun mirası, kütüphaneciliğin sadece teknik bir iş değil bir vatan ve kültür sevdası olduğunun en somut göstergesidir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu eşsiz sözleri de bu sevdayı tamamlar: "Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa husule gelen zaferler devamlı olmaz, az zamanda söner." Bizler de biliyoruz ki; kültürel ve bilimsel kalkınma ile taçlandırılmayan bir gelişim, köksüz kalacaktır. Atatürk’ün milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarma hedefi, ancak kütüphanelerin rehberliğinde mümkündür. Bundan tam 62 yıl önce, 23 Kasım 1964’te ilk Kütüphane Haftası’nın meşalesi yakıldığında kurulan o büyük hayal; bugün bizim "iyileştiren ve geliştiren" kütüphane anlayışımızın temelini oluşturmaktadır. Bizler, "Nesiller Arası Köprü: İlham Verenler" serimizden aldığımız güçle hareket etmeye devam ediyoruz. Modern kütüphaneciliğimizin kurucu isimlerinden Fehmi Ethem Karatay gibi öncülerimizi örnek alarak, onların bıraktığı mirası daima ileriye götürmek için çalışıyoruz. Geçmişin köklü birikimini, geleceğin teknolojisiyle harmanlamak bizim en temel mesleki sorumluluğumuzdur. Bizler mesleğimizin gerekliliğini ve kütüphanelerin toplum ile kalkınma için önemini her fırsatta anlatmak için büyük bir çaba harcıyoruz. Bu hafta, özellikle bu konuda birlikte hareket ederek yol almanın gücüne inanıyoruz. Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi olarak; sanat ve spor dünyasına, bize verdikleri eşsiz destekler için özel bir teşekkür borçluyuz. Değerli sanatçılarımız Gürbüz Doğan Ekşioğlu ve Kamil Masaracı’ya, farkındalık kampanyalarımızda eserlerini kullanma izni verdikleri için şükranlarımı sunuyorum. Sanatın iyileştirici gücü, kütüphanelerimizin ruhuyla birleşiyor. Yine kütüphanelerin önemini spor dünyasına haykırmamıza destek olan Türkiye Voleybol Federasyonu’na yürekten teşekkür ediyoruz. 2 Nisan’da oynanacak Fenerbahçe-ZerenSpor müsabakasında, hazırladığımız pankartın sporcularımız tarafından taşınmasına izin vererek sesimizi sahalara taşıdılar. Başarı ancak birlik olduğumuzda geliyor; toplumların gerçek kalkınması ise ancak böyle el ele, birlikte hareket edilince gerçekleşiyor. Son yıllarda kütüphanelerimize yapılan fiziksel yatırımlar bizleri memnun etmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki; kütüphaneyi yaşayan bir organizmaya dönüştüren, içindeki raflar değil, o raflara ruh veren "kütüphanecidir." Yatırımların amacına ulaşması için bu kütüphanelerde mutlaka alanında uzman kütüphanecilerin görev yapması, atama ve görevlendirmelerde liyakatin esas alınması hayati önem arz etmektedir. Uzman eli değmeyen bir kütüphane, ne kadar modern olursa olsun sadece bir "kitap deposu" olarak kalmaya mahkumdur. Bu noktada, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümlerimize de büyük bir görev düşmektedir. Teknolojinin ve yapay zekanın dönüştürdüğü bu dünyada, öğrencilerimizin sektöre tam donanımlı hazırlanabilmesi için müfredatların güncellenmesi ve kütüphanelerimizin birer uygulama laboratuvarı gibi kullanılması gerekmektedir. İşte bu vizyonla, Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi olarak "Modern Kütüphanecilik Akademisi" projemizi başlatıyoruz. 6 ay sürecek bu programla; Yapay Zeka’dan Stratejik Liderliğe, Kullanıcı Deneyiminden Sosyal Kapsayıcılığa kadar geniş bir yelpazede meslektaşlarımızı geleceğe hazırlanmasına destek olacağız. Ali Emiri Efendi’nin titizliğini ve Karatay’ın vizyonerliğini bugün dijital veriye ve yapay zekaya yansıtacak; kütüphaneleri “gerçek yaşam merkezlerine" dönüştüreceğiz. Sevgili Gençler, Sizler kütüphanelerin sadece koruyucusu değil, geleceğinin mimarlarısınız. Kütüphaneciliği sevin, çünkü bu meslek bilginin demokratikleşmesidir. Hiçbir ayrım gözetmeksizin, bilginin kapılarını sonuna kadar herkese açmaktır. Unutmayın, 1964’teki o ilk heyecanla, öncülerimizin ilhamıyla ve Ali Emiri Efendi’nin kitap aşkıyla, yarınları hep birlikte inşa edeceğiz. Ve biz burada; toplumun kaderini değiştirecek o donanımlı kütüphanecilerin yetişmesi için var gücümüzle çalışmaya, bu yolda her engeli aşmaya kararlıyız. Konuşmamı bitirirken, bu yolu açan büyüklerimizi saygıyla anıyor ve tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. 62. Kütüphane Haftamız kutlu olsun! Bahar Biçen Aras Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı
61. Kütüphane Haftası Açılış Konuşması
07 Nisan 2025 | İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Falüktesi Ömer Korzay Konferans Salonu, İstanbul Sayın Rektörüm, Sayın Hocalarım, Değerli Meslektaşlarım ve Sevgili Öğrencilerimiz, Bu sene “Üreten Kütüphaneler” teması ile 61.sini kutladığımız Kütüphane Haftası açılış töreninde meslektaşlarımız, kitap ve kütüphane dostlarımızla birlikte olmanın onur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Hepinize ayrı ayrı hoşgeldiniz diyoruz. Bu hafta için emek harcamış herkese tek tek teşekkür etmek istiyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi’ne, MEF Üniversitesi Kütüphanesi’ne, İbn Haldun Üniversitesi Kütüphanesi’ne, İstinye Üniversitesi Kütüphanesi’ne ve Sayısal Grafiğe, sponsorlarımıza, öğrencilerimize ve kütüphanecilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde, bilgiye erişim kanalları çeşitlenmiş, öğrenme metotları farklılaşmıştır. Bu durum, kütüphanelerin geleneksel rolünü sorgulatabilir. Ancak, "Üreten Kütüphaneler" teması bize, kütüphanelerin sadece bilgi deposu olmanın ötesine geçtiğini, aktif birer üretim merkezi haline geldiğini göstermektedir. Üretken kütüphaneler, toplumun ihtiyaçlarına cevap veren, değişime ayak uyduran ve sürekli gelişen dinamik bilgi merkezleridir. Artık kütüphaneler sadece kitapların, süreli yayınların sıralandığı mekanlar olmaktan çıkmıştır. Dijitalleşmeyle birlikte kütüphanelerimiz, e-kitaplar, veri tabanları, dijital arşivler ve multimedya kaynaklarıyla bilgiye erişimi sınırların ötesine taşımaktadır. İnternet erişimi, çevrim içi eğitimler, webinarlar ve dijital okuryazarlık eğitimleriyle kütüphaneler, kullanıcılarını bilgi çağının gerektirdiği becerilerle donatmaktadır. Ancak, "Üreten Kütüphaneler" kavramı sadece dijitalleşmeyle sınırlı değildir. Kütüphanelerimiz, atölye çalışmaları, maker space alanları, 3D yazıcılar, robotik kitleri gibi imkanlarla kullanıcılarının yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarına, yeni beceriler edinmelerine ve projeler geliştirmelerine olanak tanımaktadır. Fikirlerin paylaşıldığı, işbirliklerinin doğduğu, inovasyonun tetiklendiği canlı mekanlar haline gelmektedir. Bu dönüşümde en büyük pay sahibi ise elbette ki kütüphanecilerimizdir. Onlar, sadece kitapları raflara dizen değil, aynı zamanda bilgiye rehberlik eden, dijital dünyada yol gösteren, öğrenmeyi kolaylaştıran ve toplulukları bir araya getiren vizyoner liderlerdir. Kütüphanecilerimiz, değişen ihtiyaçlara cevap veren yeni hizmetler geliştirmekte, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş destek sunmakta ve kütüphaneleri yaşayan merkezlere dönüştürmektedirler. Kütüphaneler; Kişilerin ve hizmet sundukları kurumların ihtiyacını belirleyerek doğru teknolojiyi seçmekte, bunlara bağlı veri yönetimi ve gizlilik politikalarını belirlemekte, yapay zeka destekli hizmetleri geliştirmekte, akabinde bu hizmetlere yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarını yapmakta, etik ilkelere bağlı kalarak yapay zeka sistemlerinin performansını ve etkisini değerlendirmektedir. Kısaca Kütüphaneler, yapay zekayı kullanmayı teşvik etmektedir. Bunlarla beraber; kütüphaneler sadece bilgiye erişimi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda eleştirel düşünme becerilerini geliştirir, okuma kültürünü yaygınlaştırır, araştırmayı teşvik eder ve toplumsal katılımı destekler. Hep birlikte, üreten, öğrenen ve gelişen bir toplum için kütüphanelere ve geleneksel kütüphanecilik hizmetleri ile çağın yeniliklerine ayak uydurarak hizmetler sunan, kendine yeni alanlar açan kütüphanecilere ihtiyacımız vardır. Kütüphanelerin varlığının devamı, hizmetlerinin çeşitlenmesi, sürdürülebilirlik, toplumsal ve ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmanın en önemli koşulu elbetteki kütüphanelerde bilgi ve belge yönetimi mezunu kişilerin çalışması, kütüphanecilerin görev tanımlarına uygun alanlarda görevlendirilmeleri, özlük haklarının verilmesi, sosyal şartlarının düzeltilmesi ile olacaktır. Burada bölümlerimize de büyük görev düşmektedir. Günümüzde mesleki ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak nitelikli personelin yetişmesi için ilgili ders programlarının geliştirilmesi, yenilenmesi ve uygulamada çalışan meslektaşlarımızın derslerde konuk edilmesi, kütüphanelerimizin laboratuar gibi kullanılması geleceğin kütüphanecilerinin hayata daha da hazır olmalarına olanak sağlayacaktır. Mesleki derneklerle işbirliği, kurumlarla işbirliği farklı bakış açıları sunacak, bu birliktelik kütüphane camiasına savunuculuk konusunda güç katacaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. yıl nutkunda söylediği sözler bize rehberlik ediyor: “Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız.” Ve bizde diyoruz ki: ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için çok okumak, çok çalışmak gerekiyor. Çalışmaları desteklemek için her okula, her mahalleye bir kütüphane ve kütüphanelerdeki hizmetleri verecek kütüphanecilere ihtiyacımız var. Nitelikli, entelektüel, zamana ayak uyduran, fark yaratan, öncü olan kütüphanecilere ihtiyacımız var. Ve biz burada bu kütüphanecilerin yetişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bahar Biçen Aras Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı
60. Kütüphane Haftası Açılış Konuşması
25 Mart 2024 | İstinye Üniversitesi Kongre Merkezi, İstanbul Sayın Rektörüm, Sayın Hocalarım, Değerli Meslektaşlarım ve Sevgili Öğrencilerimiz, Bu sene “Sürdürülebilirlik ve Savunuculuk” teması ile 60.sını kutladığımız Kütüphane Haftası açılış töreninde meslektaşlarımız, kitap ve kütüphane dostlarımızla birlikte olmanın onur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Hepinize ayrı ayrı hoşgeldiniz diyoruz. Bu hafta için emek harcamış herkese tek tek teşekkür etmek istiyorum. İstinye Üniversitesi’ne, MEF Üniversitesi Kütüphanesi’ne, İbn Haldun Üniversitesi Kütüphanesi’ne, Sayısal Grafiğe, sponsorlarımıza, öğrencilerimize ve kütüphanecilerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Biz kütüphaneciler yüzyıllardır mesleğimizi yapıyoruz. Kil tabletten elektronik kaynaklara kadar bilginin derlenmesi, organize edilmesi, saklanması ve sunulmasında etkin bir şekilde görev alıyoruz. Kültürel mirası geleceğe aktarmada köprü görevindeyiz. Korumaktan, kullandırmaya evrilen kütüphanelerde kullanıcı odaklı hizmetlerimizle yer alırken bulunduğumuz toplumun ve kurumların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyoruz. Değişim yaratma gücümüzle halk kütüphanelerinde, okul kütüphanelerinde ve üniversite kütüphanelerinde çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz. Çağımızın yaşadığı gelişmelere ayak uyduruyor, mesleğimize adapte ediyor, farklı alanlar açarak kendimizi yeniliyoruz. Teknolojinin meslekleri tehdit ettiği bir dönemde teknoloji yönetiyor, bir çok alanda uygulamalarla öncü oluyoruz. Bilgi okuryazarlığı eğitimleri sayesinde kişilerin ihtiyaç duydukları bilgileri bulmaları ve buldukları bilgileri kullanabilmelerine yardım ediyoruz. Kamuoyunun dikkatini çekecek konularda toplantılar, eğitimler düzenliyor, bilgi kaynaklarını derliyoruz. Son zamanlarda Kütüphaneciler dünyanın havası, toprağı, suyu ve canlı türlerinin durumları konusundaki çalışmaların içinde yer almakta, çevrenin korunması, iklim değişikliği ve ekonomi alanlarında karar vericilerle birlikte çalışmakta, bu konularda bilgi kaynaklarını toplamakta ve araştırmalara destek olmaktadır. Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonu IFLA nın, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmada kütüphanelerin gücünü göstererek, dünya çapındaki kütüphane derneklerinin küresel olan bu çabaya katılmalarını istemektedir. Bu çağrıya uyan Kütüphaneciler Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşma çabalarında kütüphanelerin ve bulundukları kurumların katılımını artırmak için çeşitli çalışmalara imza atmaktadır. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, yoksulluğu sona erdirmek, gezegeni korumak ve her yerde herkesin yaşamını ve beklentilerini iyileştirmek için bir eylem çağrısıdır. Bu 17 hedef, Türkiye dahil tüm Birleşmiş Milletler üyeleri tarafından kabul edilmiştir ve Kütüphaneler bu 17 hedefe ulaşma yolunda güçlü bir rol oynamaktadır. Bu noktada Kütüphaneciler farkındalık yaratma, yeşil kütüphaneler kurma, sürdürülebilir koleksiyonlar temin etme ve sürdürülebilirlik araştırmalarını destekleyerek fark yaratmak için çalışmaktadırlar. Kütüphaneciler, bulundukları şehirlerde, kurumlarda karar vericiler arasında yer alarak söz sahibi olmakta; sosyal değişime, ekonomik kalkınmaya destek vermekte, ve yön çizmektedirler. Farklı ortamlarda kütüphanelerin ve kütüphanecilerin önemini anlatan konuşmalarla “savunuculuk” yaparak toplumu bilgilendirme, toplumda farkındalığı yaratma çabaları içinde yer almaktadırlar. Kütüphanelerin varlığının devamı, hizmetlerinin çeşitlenmesi, sürdürülebilirlik, toplumsal ve ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmanın en önemli koşulu elbetteki kütüphanelerde bilgi ve belge yönetimi mezunu kişilerin çalışması, kütüphanecilerin görev tanımlarına uygun alanlarda görevlendirilmeleri, özlük haklarının verilmesi, sosyal şartlarının düzeltilmesi ile olacaktır. Burada bölümlerimize de büyük görev düşmektedir. Günümüzde mesleki ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak nitelikli personelin yetişmesi için ilgili ders programlarının geliştirilmesi, yenilenmesi ve uygulamada çalışan meslektaşlarımızın derslerde konuk edilmesi, kütüphanelerimizin laboratuar gibi kullanılması geleceğin kütüphanecilerinin hayata daha da hazır olmalarına olanak sağlayacaktır. Mesleki derneklerle işbirliği, kurumlarla işbirliği farklı bakış açıları sunacak, bu birliktelik kütüphane camiasına savunuculuk konusunda güç katacaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. yıl nutkunda söylediği sözler bize rehberlik ediyor: “Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız.” Ve bizde diyoruz ki: ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için çok okumak, çok çalışmak gerekiyor. Çalışmaları desteklemek için her okula, her mahalleye bir kütüphane ve kütüphanelerdeki hizmetleri verecek kütüphanecilere ihtiyacımız var. Nitelikli, entelektüel, zamana ayak uyduran, fark yaratan, öncü olan kütüphanecilere ihtiyacımız var. Ve biz burada bu kütüphanecilerin yetişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bahar Biçen Aras Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı
