BİLGİNİN YAZGISINA EMEK VERENLER VE BİTMEYEN SORUMLULUĞUMUZ
- TKD Istanbul Subesi
- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur

Değerli Meslektaşlarımız,
TKDHub-İstanbul dijital bültenimizin 9. sayısını sizlerle buluşturmanın heyecanını taşırken, kalbimizde mesleğimizin en büyük çınarlarından birini kaybetmiş olmanın derin ve tarifsiz hüznünü taşıyoruz. Türkiye’de modern kütüphaneciliğin kurumsal ve felsefi temellerini atan, anıtsal eserleriyle ufkumuzu açan çok kıymetli hocamız Prof. Dr. Özer Soysal’ı ebediyete uğurladık. Hepimizin başı sağ olsun.
Özer Hocamız, kütüphaneciliği sadece teknik bir süreç olarak görmeyen; onu eğitimin, kültürün ve toplumsal aydınlanmanın merkezine yerleştiren gerçek bir vizyonerdi. Bizlere bıraktığı o devasa külliyat ve en önemlisi mesleğimizin felsefesini çizdiği "Türk Kütüphaneciliği: Bilginin Yazgısı" adlı eseri, bugün omuzlarımızdaki sorumluluğun ne denli büyük olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Bizler çok iyi biliyoruz ki; Özer Hocamızın yetiştirdiği yüzlerce öğrencisi, onun açtığı bilimsel yolda, ülkenin dört bir yanındaki sahalarda, kütüphanelerde ve akademik kürsülerde inançla çalışmaya, mesleğimizi büyütmeye devam edecektir. Onun yaktığı meşale, biz bilgi profesyonellerinin ellerinde daima canlı kalacaktır.
Kıymetli hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm kütüphanecilik camiasına içtenlikle başsağlığı diliyorum. Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
Sevgili Meslektaşlarım,
Hayatın tüm burukluklarına rağmen, bilginin üretimi ve paylaşımı bizleri bir arada tutan en büyük güç. Bu ay da bültenimiz, yine sizlerin kıymetli katkılarıyla, kaleminize ve zihninize sağlık dedirten zengin bir içerikle oluşturuldu.
Teknolojinin hızla dönüştüğü bu yeni çağda, bültenimize gelen birbirinden değerli yazılar mesleğimizin çok yönlü gelişimini gözler önüne seriyor. Bu sayımızda yer alan çalışmalarda; yapay zekanın eğitimdeki yerini tartışırken tespit araçlarının çıkmaz sokaklarına değiniyor, kütüphanecilerin sadece çıktıları değil "düşünme ve araştırma sürecini" tasarlayan en güçlü rehberler olduğunu görüyoruz. Bir diğer kıymetli yazımızda, algoritmaların bizi hapsettiği filtrelerin dışına çıkmanın formülünü buluyor; kütüphanelerdeki fiziksel rafların, insan merkezli etiketlerin ve tematik köşelerin okura nasıl beklenmedik rastlantısal keşif alanları sunduğuna tanıklık ediyoruz.
Sadece dijital dönüşümü değil, uluslararası standartları ve kurumsal başarıları da sayfalarımıza taşıyoruz. Avrupa Araştırma Yöneticileri ve İdarecileri Derneği (EARMA) 2026 Konferansı'nda sunulan poster çalışması üzerinden, kütüphanelerin ve Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) açık bilim, araştırma veri yönetimi ve FAIR ilkeleri doğrultusunda nasıl güçlü bir kurumsal iş birliği modeli inşa edebileceğini inceliyoruz. Tüm bunların yanında, kütüphanecilik mesleğine adanmış 44 yıllık bir çalışma yaşamının, gezici kütüphanelerden dijital kütüphaneciliğe, Balkan Ülkeleri Kütüphaneleri Birliği'nin kuruluşundan kültür evlerine uzanan sessiz tanıklığını ve değerli mesleki anılarını büyük bir gururla okuyoruz.
Görüyoruz ki yapay zeka "çıktı" kalitesini artırırken kütüphanecileri "sürecin ve akıl yürütmenin" en güçlü ortağı haline getiriyor; her birinizin sahadaki emeği bu yüzden çok kıymetli. İster fiziki raflar arasında okura nefes aldıran insan merkezli kütüphanecilik pratiklerinde olsun, ister açık bilim ekosisteminde yürütülen kurumsal stratejilerde olsun; kütüphaneciler olarak her alanda görünmez ama hayati bir emek inşa ediyoruz. Mesleğimize değer katan, üşenmeyen, tembellik yapmayan, konfor alanından çıkarak bilgiyi ve toplumu dönüştürmek için çabalayan tüm meslektaşlarıma selam olsun!
Bültenimizin bu sayısına yazılarıyla, fikirleriyle ve projeleriyle hayat veren, mutfağında çalışan tüm ekip arkadaşlarıma ve siz değerli yazarlarımıza gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum. Emeklerinize, yüreklerinize sağlık.
Saygılarımla,
Bahar Biçen Aras


