BİZ PAYLAŞTIKÇA ÇAĞLAYAN BÜYÜK BİR AİLEYİZ
- TKD Istanbul Subesi
- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur

Değerli Meslektaşlarımız,
TKDHub-İstanbul’un 10. sayısı ile bir kez daha sizlerin karşısına çıkmanın, üretkenliğimizi ve mesleki bağlarımızı dijital bir hafızaya dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz. Bu sayımız, her zaman olduğu gibi siz değerli meslektaşlarımızın, kütüphane gönüllülerinin ve bilgi profesyonellerinin sahadan getirdiği seslerle, sizlerden gelen eşsiz paylaşımlarla büyüyen kolektif bir emeğin ürünüdür. Biz paylaştıkça çoğalan büyük bir aileyiz. Bu sayımızda her yazıda, bilginin, mekânın ve mesleki sorumluluğun ne kadar farklı ve büyüleyici boyutlara ulaştığına tanıklık edeceksiniz.
Zihnimizde derin izler bırakan Borges’in rehberliğinde, bilginin sonsuzluğu ve kaosun içindeki anlam arayışını sorgularken kendimizi "Cennet Bir Kütüphane Olmalı" dedirten o büyülü mesleki tatminin içinde buluyoruz. Dijital çağın getirdiği yoğun veri akışında kütüphanecilerin sadece birer teknik çalışan değil, insanlığın kırılgan mirasını koruyan sessiz nöbetçiler olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.
Diğer tarafta, hayatın tam kalbine, kumsallara uzanan ilham verici bir adımla karşılaşıyoruz: Enez Belediyesi Seçkin Kurtiş Sahil Kütüphanesi. Akıllı telefonların esiri olmuş bir kalabalığı, denizin serinliğinde kitapların büyülü dünyasıyla buluşturan bu vizyoner girişim, kütüphanelerin sadece binalardan ibaret olmadığını, hayatın aktığı her yerde var olabileceğini en güzel şekilde kanıtlıyor.
Öğrenme ve okuma kültürüne dair tabuları yıkan "Kütüphanelerde Saklı Bir Hak: Yanılabilmek" başlıklı yazıda, okuma yolculuğundaki yanlış seçimlerin, yarım bırakılan kitapların aslında keşif sürecinin en doğal parçası olduğunu fark ediyor; çocuklara ve kullanıcılara yanılma özgürlüğü tanıyan kütüphanelerin benzersiz rollerini derinlemesine inceliyoruz.
Çağımızın en büyük dönüm noktalarından biri olan yapay zekayı ise pedagojik ve mesleki bir süzgeçten geçiriyoruz. "Yapay Zeka Zaman Kazandırır, Ama Öğrenme Zamana İhtiyaç Duyar" sorgulamasıyla, teknolojinin hızı karşısında kütüphanecilerin üstleneceği "AI Okuryazarlığı" ve "Bilgi Küratörlüğü" gibi yeni ve kritik sorumluluklara ayna tutuyoruz. Hazır cevapların değil, gerçek öğrenmenin peşinde bir mesleki pusula inşa ediyoruz.
Kampüslerimize değer katan dayanışma ruhu da bu sayıda bizimle. İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencilerinin birlik ve beraberlikle hayata geçirdiği "Küçük Ücretsiz Kütüphane Kampüste" projesi, paylaştıkça yeşeren kalıcı bir mirasın hikayesini anlatıyor.
Edebi hafızamıza sahip çıkmanın gururu ise İstinye Üniversitesi’nden geliyor. Yakın zamanda kaybettiğimiz edebiyatımızın büyük çınarı Necati Tosuner’in şahsi kitap koleksiyonu ve entelektüel mirası, İSÜ Kütüphanesi’nin titiz çalışmalarıyla geleceğe aktarılmak üzere güvence altına alınıyor.
Son olarak, Haziran 2026 itibarıyla mesleki dayanışmamıza katılarak gücümüze güç katan yeni üyelerimize "TKD İstanbul Ailesine Hoş Geldiniz" diyoruz. Onların enerjisi ve birikimi, mesleki ağımızı çok daha ileriye taşıyacaktır.
Sevgili Meslektaşlarım,
Gördüğünüz gibi bu bülten; bir arşivi tozlu raflardan kurtaran kütüphanecinin de, kumsala kitap taşıyan öğretmeninin de, yapay zekayı sorgulayan akademisyenin de, kereste boyayan üniversite öğrencisinin de ortak sesidir. TKDHub-İstanbul, sizlerden gelen her bir damlayla çağlamaya devam ediyor.
İçeriği zenginleştiren, kalemiyle ve emeğiyle bu sayıya hayat veren tüm yazarlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Bilgiyi özgürleştiren, paylaşımı çoğalan ve dayanışmayı büyüten nice sayılarda buluşmak dileğiyle...
Keyifli okumalar dilerim.
Saygılarımla,
Bahar Biçen Aras


