top of page

MESLEĞE İLK ADIM: BİLGİ VE BELGE MERKEZLERİNE BİR KEŞİF YOLCULUĞU

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi öğrencileri olarak mesleğe dair öğrendiklerimiz sadece derslerdeki bilgilerle sınırlı kalmıyor. Dört yıllık eğitim süreci boyunca kütüphanelerden arşivlere, müzelerden sergilere çeşitlenen teknik geziler sayesinde öğrendiklerimizi uygulamalı bir şekilde deneyimleme fırsatı buluyoruz. 


Bir keşif yolculuğu gibi heyecanlı geçen her ziyaret, kurumları ve yapılan işlemleri tanıma fırsatı sunuyor, böylece mesleğe bir adım daha yaklaşmamızı sağlıyor. Bu bağlamda 1. sınıfta; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi, Çelik Gülersoy Vakfı İstanbul Kitaplığı, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi, Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Dr. Ursula Sezgin Bilimler Tarihi Kütüphanesi, Dersaadet Kütüphanesi gibi farklı özellikteki bilgi belge merkezleri ile başlayan deneyim yolculuğumuz sonraki yıllarda daha spesifik şekilde ilerliyor. Bu teknik gezilerimiz 2. , 3. ve 4.  sınıflarda ilgili derslerle uyumlu bir şekilde TC. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Devlet Arşivi, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, Salt Galata, İSAM Kütüphanesi, Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi, İTÜ TMDK Türk Müziği Arşivi, IRCICA, SEKA Kağıt Müzesi, Şemsipaşa İlçe Halk Kütüphanesi, Sabancı Üniversitesi Bilgi Merkezi, Boğaziçi Kütüphanesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi, Rami Kütüphanesi gibi bilgi merkezleri ile devam ediyor. Ayrıca şu an faaliyetine devam etmeyen ya da tadilat vb. nedenlerle kullanıcılara kapalı olan önemli tarihi yapıları da dışarıdan da olsa ziyaret ediyoruz ve inceliyoruz. Böylece bu tarihi yapı ziyaretleri öğrencilerin mesleğin tarihsel köklerine dair bilgi sahibi olmasını sağlayarak programın bütüncül öğrenme yaklaşımını da desteklemektedir.


Bu geziler öncelikle sahada gözlem imkânı, mesleğe dair farklı deneyimler, öğrencilerin ilgi ve hedeflerine göre kendilerine uygun olduğunu düşündüğü iş dallarını keşfetme imkânı sağlıyor. Bunun yanında, uygulamalı eğitim ve deneyim imkânı, öğrenciler arası iletişimi güçlendirme ve bilgi paylaşımı gibi faydalar da sağlamaktadır. Bu deneyimlerin sistemli ve sürdürülebilir hale getirilmesi için TKDHub-İstanbul aracılığıyla fikrimizi paylaşmak istiyoruz.


Şimdi işin heyecanlı kısmını aktaralım: bu çalışma, BBY öğrencilerinin mezun olmadan önce kütüphane ve arşiv ortamlarını tanımalarını, kurumların işleyişini gözlemlemelerini ve mesleki farkındalık kazanmalarını hedeflemektedir. Program dâhilinde TKD İstanbul Şubesi öncülüğünde İstanbul’daki kütüphane ve arşivlerin belirli bir ziyaret program çerçevesinde bilgi ve belge yönetimi öğrencilerine kapılarını açması planlanmaktadır. 


İstanbul, kütüphane ve arşiv açısından son derece zengin bir şehir olup BBY öğrencilerine geniş imkânlar sunmaktadır. Bu şehirdeki dört farklı lisans programında öğrenim gören yüzlerce öğrenciyi bu zenginlikle buluşturmak amacıyla bir fikir geliştirdik.


İstanbul’daki onlarca bilgi merkezi arasından farklı kullanım ve özelliklerine göre 30 kütüphane ve arşivin seçilmesini temel alan sekiz ay sürecek bir ziyaret programı tasarladık. Her hafta farklı bir kurumun ziyaret edilmesi üzerine kesintisiz bir süreç planladık. Ziyaretler her hafta TKD İstanbul Şubesi’nin koordinatörlüğünde; İstanbul Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nden yaklaşık üçer kişi olmak üzere toplamda 12 kişilik gruplarla gerçekleştirilecektir. Öğrenci sayısının az olmasının daha verimli bir eğitim süreci olmasını sağlayacağı düşünülmektedir. 


Her kurum 2 saat boyunca seçilen bu öğrencilere hem kurum yapısını tanıtabilir hem de kendi uzmanlık alanlarına ilişkin kısa ve uygulamalı bir eğitim sunabilir. Böylece öğrenciler bu uygulamalı eğitimlerle kurumların yapılarını yakından inceleyerek teorik bilgilerini pratik bilgilerle pekiştirme fırsatı bulacaktır. Program kapsamında her kurumun yalnızca bir kez ziyaret edilecek olması kurumların işleyişleri açısından bir sorun oluşturmayacaktır.


Programda ziyaret tarihleri dönem öncesinde kurumlar ile koordineli olarak belirlenecektir. Program başlamadan önce kurumlar öğrencileri ağırlamak istediği tarihi seçecektir. Program takvimi TKD tarafından Ekim ayında duyurulacaktır. Ayrıca kurumlar verdiği eğitimin hangi sınıf düzeyine uygun olduğunu da belirtecektir. Bu sayede katılımcılar doğru yönlendirilerek bu ziyaretlerin verimliliği önemli ölçüde artırılacaktır.


Program takvimi başlamadan önce öğrencilere bir başvuru formu iletilerek istedikleri kurumu seçme hakkı tanınacaktır. Sonrasında öğrenciler başvuru sırasına göre haftalık gruplara yerleştirilecektir. Her hafta farklı öğrencilerin katılması sayesinde derslerden geri kalma sorunu yaşanmayacak, üniversitelerdeki bölümler de bu iş birliğine dâhil edilerek yoklama açısından da öğrencilerin devamsızlık hakları korunacaktır. Ayrıca farklı üniversitelerden gelen öğrencilerin bir araya gelmesi, iş birliğini ve mesleki dayanışmayı da artıracaktır.


Bu gezilerin bir diğer önemi ise akran öğrenmesi modelini de desteklemesidir. Programa katılan öğrencilerin edindikleri bilgileri ve kazandıkları deneyimleri sınıf arkadaşlarına aktarması öğrenme sürecini de hızlandıracaktır. Bu aktarım diğer öğrencilerin de farklı alanlarda bilgi edinmelerine ve bu alana merak uyandırarak daha fazla araştırma yapmalarına yardımcı olabilecektir.


TKDHub-İstanbul aracılığıyla paylaştığımız bu fikrimizin Ankara ve İzmir’deki şubeler aracılığıyla oralardaki bölüm öğrencileri için de gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz.


Sonuç olarak bu çalışma; BBY öğrencileri için yerinde gözlem ve deneyimle öğrenmenin kapılarını açacak aynı zamanda TKD’nin çatısı altında güçlü bir mesleki koordinasyon sergilemesine de imkân sağlayacaktır. Bu fikir; öğrenciler için eşsiz bir saha deneyimi, kurumlar için görünürlük ve mesleğe katkı, TKD için ise geniş etki oluşturan bir organizasyon modeli ortaya çıkaracaktır.


Beyza KOÇAK, Ömer Faruk BAKMAZ / İMÜ BBY Öğrencileri















Beyza KOÇAK


bottom of page