REFERANS KÜTÜPHANECİSİ YOL MU GÖSTERİR? YOLU YENİDEN Mİ ÇİZER?
- TKD Istanbul Subesi
- 2 Şub
- 2 dakikada okunur

Ülkemizde ‘’Kütüphaneci’’ denilince kütüphane kullanıcısının ve hatta kütüphaneye yolu düşen herkesin zihninde canlanan kütüphaneci profili, çoğu yerde ‘’Kütüphane Personeli’’ diye tabir edilen kütüphanecilerin görev ve sorumlulukları, dışarıdan bir göz ile bakıldığında ‘’Kitapları rafa dizen ve kitap isteyen kullanıcılara kitabı bulup getiren kişi’’ olarak halk arasında iki temel sorumluluğu olarak bilinen bir meslek grubu dememiz, düz bir bakış açısıyla ve ne yazık ki şu anki toplum gözünde ki mesleğimizin yeri açısından yanlış bir cümle olacağını düşünmüyorum.
Biraz düz bakış açısından kurtulup, evrensel bir bakış açısıyla referans kütüphaneciliğinin, sadece görevinin ‘’Kitap isteyen kullanıcıya kitabı bulup getiren kişi’’ olmadığını biliyoruz ve iş sahasında kütüphanelerde referans hizmetlerinin gittikçe gelişip büyüdüğünü görüyoruz, şahit oluyoruz. Peki bu kapsamda araştırmacılara, kullanıcılara, kütüphanelerde referans hizmeti verirken, referans kütüphanecisi, bilgi ve birikimini, araştırma yapacak olan kullanıcının konusuna ne kadar veya ne şekilde referans olması gerekmektedir. Özellikle de referans kütüphanecisinin de hâkim olduğu bir konu üzerinde, araştırmacının talep ettiği referans hizmetinde, uygulanan hizmet, araştırmacıya yol mu gösterir ? Yoksa bu hususta referans kütüphanecisinin, vermiş olduğu çok iyi bir hizmet, araştırmacının yolunun tekrardan çizilmesini mi sağlar? İki farklı bakış açısı ile referans hizmetleri hakkında konuşabiliriz.
Bu kapsamda düşünecek olursak kütüphanelerden yararlanan araştırmacıların çalışmalarında referans kütüphanecisinin büyük katkısı bulunmaktadır. Bu katkı ne kadar olmalıdır? Sorusu yazımızın asıl sorusu olarak değerlendirilebilir.
Gelişen ve değişen dünyamızda, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda referans kütüphaneciliği yeniden tanımlanmaktadır. Modern Referans anlayışı araştırmacıların işini oldukça kolaylaştırmaktadır. İki farklı bakış açısına da yanlış demek doğru olmamakla beraber iki bakış açısını kabul de etmeyebiliriz. Bir referans sınırını savunabiliriz. Yazımızın ilerleyen kısımlarında bakış açısı değerlendirmeleri ile referans hizmetleri ve kullanıcı arasındaki bağ ve sınırı daha net ifade etmekteyiz.
Aslında referans kütüphaneciliğine dair bu iki farklı bakış açısı bize referans hizmetinin yaşamayı sürdüren doğal bir hizmet olduğunu göstermektedir. Referans kütüphanecisinden ne tamamen kurallarla çevrili, soğuk ve mesafeli bir hizmet, ne de kullanıcıların yönelttiği her soruya anında cevap verebilecek, romantik bir beklentiye girebiliriz. Günlük kütüphane hizmetlerinin pratiğinde şunu çok net görebiliriz, her kullanıcı aynı profilde değildir, bazı kullanıcılar ne aradığını bilir fakat nasıl bulacağını bilmez; bazı kullanıcılarsa ne aradığını bile bilmeden kütüphanelere gelebilir.
İşte referans kütüphanecisinin de asıl değeri burada ortaya çıkmaktadır, sadece kaynak gösteren değil, düşünmeye sevk eden, yönlendiren kişidir referans kütüphanecisi.
Bu yüzden referans hizmetini sadece soru, cevap ilişkisine indirgemek eksik kalmaktadır. Doğrudan kaynak göstermekten ziyade o bilgiye ulaşma yollarını göstermek, alternatif bakış açılarını ve sınırlarını göstermektir. Çünkü referans hizmetinin amacı kullanıcıyı bir kere tatmin etmek değil onu bilgiyi bulabilme ve araştırma yönlerini öğretmeyi amaçlamaktadır. Bu kalitede hizmet verebilmekte zamanla, tecrübeyle ve güçlü bir iletişimle mümkündür. Öte yandan şunu da kabul etmek gerekmektedir, her soru derin bir araştırma gerektirmemektedir, bazen basit bir yönlendirme, rafta bir yer numarası gösterme yeterli olabilmektedir. Aslında referans kütüphaneciliğinin de gücü burada yatmaktadır, ince yaklaşımlar ve doğru iletişimi kuvvetli kütüphanecilerdir. Her soruya aynı ciddiyetle fakat aynı yoğunlukla yaklaşmamak hizmetin sürdürülebilirliği açısından da önemlidir.
Referans kütüphaneciliği ne yalnızca kaynak bilenlerin işi ne de her şeyi çok bilenlerin alanıdır. Mesleğimizin bu alanını doğru soruyu sorabilen, kullanıcıyı dikkatle dinleyen ve bilgiyi en doğru şekilde paylaşabilenlerin alanıdır diye yorumlayabiliriz. Yazımızın sonucunda şu ana fikri çıkarabiliriz; Kullanıcıya ne verdik? değil, kullanıcı bizden ayrılırken ne öğrendi? bu sorulara içtenlikle cevap verebiliyorsak, referans hizmetinde amacımıza ulaşabilmişizdir diyebiliriz.



